

Bu Ay : 282
|
|
Anasayfa /
Isparta /
İlçeler /
Sütçüler / kultur
Adada (Antik Kent): İlçenin tarihi gelişimini simgeleyen
kalıntıların başında Adada (Karabavlu) antik kenti gelir. İlçe merkezine 12,
Sağrak köyüne 2 kilometre uzaklıktadır. Helenistik dönemde en parlak yıllarını
yaşamıştır. Büyük İskender'in güneybatı Anadolu’yu istilasından sonra sırasıyla;
Seleukos'lar, Bergama Krallığı, Roma İmparatorluğu ve oradan da Bizans
İmparatorluğunun egemenliğine girmiştir. Adada antik kentinde, şimdiye kadar
arkeolojik yönden ilmi denilecek bir araştırma yapılmamıştır. Uzmanlar, 1800
yıllarından itibaren kenti gezmişler ve tespitlerini yayınlamışlardır. 1832
yılında kenti gezen Alman bilim adamı Claus Ritter, 1888 yılında kentte bulunan
kitabeleri inceleyen Amerikalı bilim adamı Prof. J.R.S Sterrett kenti gezmişler
ve tespitlerini yayınlamışlardır. Prof. Dr. William R.Ramsay 1890 yılında
yayınladığı "The Historical Geography of Asia Minor" adlı kitabında Adada antik
kentinin para darp edilen bir merkez ve dini yönden bir piskoposluk olduğunu
belirtmiştir. Adada'da sikke basıldığını da İngiliz bilim adamı H.A.Seaby'in
yayınladığı "Greek Coins and their Values"isimli kitabında belirtmektedir.
Adada'nın bastırdığı paraların bir yüzünde boğa başı (Bukranion), diğer yüzünde
geometrik merkezli üç bacak (triskeles) kabartması bulunmaktadır. Bu kabartma
güç simgesidir. Aynı kabartmanın işlendiği bir taş Adada kalıntıları da
bulunmaktadır. Kentin bağımsızlığı Romalılarca kaldırıldıktan sonra Adada'nın
bastırdığı paralarda ise; bir yüzde o dönemin imparatorunun başı; diğer yüzde
Zeus, Athena, ya da aslan postu sarınmış Herakles başı kabartmaları görülür.
Antik kentte günümüze ulaşan kalıntılar şunlardır: Kent alanının geometrik
ekseninde yer alan, büyük taşlarla döşenmiş ilkçağ ana caddesinin kalıntıları
Kent kalıntılarının yoğun olduğu alanlardı, üç tepe ile çevrilmiş vadi
düzlüğünün ortasında ya da yamaçlarda bulunan küçük tapınak yapıları. Bazıları
günümüze oldukça sağlam ulaşan bu tapınaklar rektangonal (dikdörtgen prizma
biçimi) çok düzgün kesilmiş, kimine süs çıkıntısı bırakılmış taşlarla
yapılmıştır. Batı yamacında yer alan tapınağın, özellikle Phrygia ve Pisidia'da
tapılan Tanrı Men'in baş kabartmasını taşıyan çıkarılmıştır. Buluntu Isparta
müzesindedir. Tiyatro kalıntılarının Cavea sıralarının bir bölümü de
görülebilmektedir. Agora ve onu çevreleyen yapılar kompleksi. Kalıntılar
alanının güney yanında, ana caddenin oradaki başlangıcı bitişiğindedir. Bunun da
kendi güneydoğu yanında, oturma sırası olarak kullanılabilecek geniş
basamakların bulunduğu bir bölüm ve onun güney bitişiğindeki kule benzeri bir
yapı vardır. Bouleuterion (kent yöneticileri kurulu toplanma yeri olan yapı)
Agora Kompleksinin güney yakınındadır. Bunun arkasında, kentin su düzeninden
parçalar ve bir yapı kalıntısı görülüyor. Nekropolis, Kent nekropolis'inin,
kuzeybatı yamacın üst bölümünde olduğu anlaşılıyor ve orada bugün de güzel bir
mausoleiom (ev görünüşünde anıtsal mezar) vardır. Diğer dağınık kalıntılar ise;
Yöre halkının Karabavlu diye andığı ilkçağ kenti alanında, her yanda kaçınılmaz
bol keramik kırılmalarından başka, heykel altlıkları, sütunlar ya da sütun
parçaları ve başlıkları dağınık mimarlık yapıtı parçaları gibi döküntü
niteliğinde kalıntılar şeklinde görülmektedir.
Sığırlık Harabeleri: Sığırlık-Çandır üçgeninde Sülüklügöl mevkiinde
bir vadi içinde bazı bina temelleri ve sur kalıntıları yer alır. Tepede ise bir
kale kalıntısı vardır. Sığırlık Köyü içinde halen sağlam durumda Bizans
döneminde yapılan bir kale mevcuttur. Sığırlık Çandır yolu üzerinde bir başka
kale kalıntısına da rastlanmıştır. Bu üç kale birbirini görmektedir. Gözetleme
kulesi olarak kullanılmıştır.
Taşkapı Harabeleri: Sütçüler ilçe merkezindedir. Kuruluş tarihi
hakkında bir bilgi yoktur. Helenistik dönem sur kalıntıları mevcuttur.
Kesme Harabeleri: Kesme Kasabasının 5 km güneyinde Kocaköy
mevkiindedir. Bazı bina temelleri yanı sıra lahit mezarları ilgi çekicidir
Zorzila: Sütçüler-Kasımlar yolu üzerindedir. Dağ yamacında yer alan
kalıntılarda bir kaç yüksek duvar mevcuttur. Roma dönemi kalıntıları olup, şehir
hakkında pek bilgi yoktur.
Sefer Ağa Camii: Bu yapı, Sütçüler ilçe merkezinde olup, 1076-1308
yılları arasında Anadolu'da saltanat süren Anadolu Selçuklu Devleti'nin son
zamanlarında 1296 yılında, hayır sahibi bir kadının verdiği para ile Sefer Ağa
adındaki bir zat tarafından yaptırılmıştır. Kapısının üzerinde Arap harfleri ile
yazılmış Türkçe bir kitabe vardır.
Çandır Köprüsü: Çandır Köyü Köprübaşı mevkiindedir. Selçuklu
zamanında yapılmış sivri kemerli bir köprüdür. Uzunluğu 65 m genişliği 5 m’dir.
Bugün Karacaören Barajı su sahası içinde kalmıştır. |
|
|

|